Buradasınız : VIP İngilizce » Genel İngilizce » Idioms (Deyimler) » Deyimler ve Türkçe Anlamları – English Idioms


Deyimler ve Türkçe Anlamları – English Idioms

Günlük hayatta pek çok durumla karşılaşırız. Bu durumlar karşısında kullandığımız bazı kalıp sözler yada deyimler vardır. Bu sözlerin yada deyimlerin İngilizce’deki söyleniş biçimlerini biliyor musunuz? Şimdi size birkaç tane İngilizce deyim yazacağım ve cümle içerisinde nasıl kullanıldıklarını açıklayacağım. İngilizcenizi süslemek için bunlara bir göz atın.

REKLAM

  1. A friend in need is a friend indeed: İyi dost kara günde belli olur Örnek: When Bill helped me with geometry, I really learned the meaning of “a friend in need is a friend indeed”. (Bill bana geometride yardım ettiğinde, iyi dost kara günde belli olur sözünün anlamını daha iyi anladım.)
  2. Ahead of one’s time: Bulunduğu toplumdan çok ileride Örnek: Mary’s grandmother was ahead of her time in wanting to study medicine because women were supposed to stay at home and do nothing. (Mary’nin büyükannesi tıp okumak için zamanının çok ilerisinde davranıyordu çünkü o dönemde kadınlardan beklenen evde oturup hiçbir şey yapmamalarıydı.)
  3. Alive and kicking: Turp gibi olmak Örnek: John had an accident last week but now he is very alive and kicking. (John geçen hafta bir kaza geçirdi fakat şuan turp gibi)
  4. Apple of someone’s eye: Gözbebeği, en sevilen Örnek: Tom is the apple of Jane’s eye. She thinks he is great. (Tom, Jane’in gözbebeği. Jane, onun mükemmel olduğunu düşünüyor.)
  5. As light as a feather: Tüy gibi hafif Örnek: Sally dieted until she was as light as a feather. (Sally, tüy gibi hafif olana kadar rejim yaptı).
  6. Bed of roses: Güllük gülistanlık Örnek: Being the boss is not exactly the bed of roses because there can be so many problems to sort out. (Patron olmak o kadar da güllük gülistanlık bir iş değil çünkü çözülmesi gereken çok sorun olabiliyor).
  7. Between the devil and the deep blue sea: Aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık Örnek: He didn’t want to go out with Jane or Margaret. He was between the devil and the deep blue sea. (Jane yada Margaret ile dışarı çıkmak istemedi. “Aşağı tükürsen sakal yukarı tükürsen bıyık” durumundaydı.)
  8. Every cloud has a silver lining: Her işte bir hayır vardır Örnek: Sally had a sore throat and had to stay at home. When she learned she missed a maths test, she said “every cloud has a silver lining”. (Sally’nin boğazı ağrıyordu ve evde kalması gerekiyordu. Matematik sınavını kaçırdığını öğrendiğinde “her işte bir hayır vardır” diye düşündü.)
  9. Feel something in one’s bones: İçine doğmak Örnek: The train will be late. I feel it in my bones. (Tren geç kalacak. İçime doğuyor.)
  10. Sell like hot cakes: Kapış kapış, peynir ekmek gibi gitmek Örnek: The brand-new cars were selling like hot cakes last week. (Yepyeni, gıcır gıcır arabalar geçen hafta peynir ekmek gibi satıyorlardı.)
  11. Pigs might fly: İtin duası kabul olsa gökten kemik yağardı, olması imkansız Örnek: Do you really believe that Jack will lend us his car? -“Yes, and pigs might fly”. (Sence Jack bize arabasını ödünç verecek mi? -“Tabii, itin duası kabul olsa gökten kemik yağardı. Bunun olması imkansız”.)
  12. On cloud nine: Çok mutlu olmak, havalarda uçmak Örnek: When I got my promotion, I was on cloud nine. (Terfi aldığımda, havalarda uçuyordum, çok mutlu olmuştum.)
  13. Make something out of nothing: Olayı büyütmek, hiç yoktan sorun çıkarmak Örnek: You have no evidence. You are just making a case out of nothing! (Elinde kanıt yok. Hiç yoktan sorun çıkarıyorsun!)

Bir süre önce yayımlanan RedHouse Sesli Sözlük (Portable & Kurulumsuz) başlıklı sayfamız ingilizce türkçe sözlük, portable sözlük ve reddhouse 1.6 hakkında bilgiler içeriyor.

2 yorumYazıya Geri Dön

#1ışıl30 Mayıs 2011, 18:31

ingilizcede deyimler olduğunu inanın daha yeni öğreniyorum merakımdan göz atıyorum şimdi

#2Sevtap14 Temmuz 2011, 21:13

İngilizce deyimler gerçekten garip. Ve Türkçe anlamlarını öğrenmek istiyordum. English Idioms gerçekten ilgi çekici bir konu.

"Deyimler ve Türkçe Anlamları – English Idioms" için 2 yorum yapılmış.

Lütfen Adınız
İletiniz

İngilizce EğitimiVIP ingilizce

Have Fun With The Idioms

Have Fun With The Idioms

Let’s have a look and pay attention to the idioms! • To Preach To The Choir – Sen gelirken ben dönüyordum • Closed Mouths Don’t Get

Parts of the Body Idioms

Parts of the Body Idioms

Body parts konusuna dayalı vocabulary (kelime bilgisi) sitemizde zaten yer almakta ama bundan farklı olarak aşağıda, içinde, vücut bölümlerinden herhangi birinin bazı deyimler / deyimsel kullanımlar

When Things Go Wrong – English Idioms (Section Six)

When Things Go Wrong – English Idioms (Section Six)

Aşağıda İngilizce deyimler ve açıklamaları yer almaktadır. Altı bölümden oluşan yazı dizisinin altıncı kısmıdır. Okunuşlarını dinlemek için aşağıdaki play butonuna basınız. When Things Go Wrong –

Clothes Make the Man – English Idioms (Section Five)

Clothes Make the Man – English Idioms (Section Five)

Aşağıda İngilizce deyimler ve açıklamaları yer almaktadır. Altı bölümden oluşan yazı dizisinin beşinci kısmıdır. Okunuşlarını dinlemek için aşağıdaki play butonuna basınız. Clothes Make the Man (and

People Do the Strangest Things – English Idioms (Section Four)

People Do the Strangest Things – English Idioms (Section Four)

Aşağıda İngilizce deyimler ve açıklamaları yer almaktadır. Altı bölümden oluşan yazı dizisinin dördüncü kısmıdır. Okunuşlarını dinlemek için aşağıdaki play butonuna basınız. People Do the Strangest Things

Daha Fazla Sonuç


İletişim Bilgileri

VIP İngilizce ile Ücretsiz İngilizce Eğitimi

İngilizce dil eğitimine yönelik dersler ve materyallerin yanı sıra 4. sınıf , 5. sınıf , 6. sınıf , 7. sınıf , 8. sınıf , 9. sınıf ve 10. sınıf öğrencileri için hazırlanmış konu anlatımları yer almaktadır.

Bizi Takip Edin!

facebook twitter rss katalog
Copyright © 2014 vipingilizce.com All rights reserved Privacy Policy Powered by WordPress Site Map